5 Eylül 2021 Pazar

Sebilürreşad’dan neden ayrıldım ve kriptonun FETÖ iftiraları!

 

Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Ayrıldığı işyeri hakkında konuşanlara ve tavır alanlara kesinlikle karşıyım. Öyle kötü bir hadise yoksa da eski ekmek teknesiyle kişi mutlaka görüşmelidir. Ki, ben zaten öyle yapıyorum. Yakinen tanıyanlar çok iyi bilir beni. Yıllar önce çalıştığım işyerleri bir yana eski mesai arkadaşlarımla hâlâ görüşmeye gayret ederim. Aslında şehir değiştirmemiş olsaydım daha da sık görüşürdüm belki. Diğer yandan şuna da dikkat çekmek isterim: bir işyerinin ticari bilgileri, sırları hep mahremdir. Daima da mahrem kalmalı hem de sonsuza kadar.

Bu metindeki satırların birçoğunu sosyal medyadan yazmıştım. Meselenin daha anlaşılır olması adına paylaşımlarıma yapılan yorumları da ekleyerek ve daha çok bilgi sahibi olmak isteyenler için metni gercektarih.com.tr üzerinden yayınlamaya karar verdim. Söz konusu tarihi bir dergi olunca sitenin de formatına uyduğunu düşünmekteyim. Az sonra okuyacağınız üzere esasında bu satırlarda tahmin edileceği gibi bir kişisellikte bulunmamaktadır. Kişisel haklara dayandığı için yorumlarda kişi isimlerine yer vermek istemedim. Fakat illa isimleri de öğrenmek isterseniz sosyal medya paylaşımlarımdan bakabilirsiniz. Gelen mesajları da aktarmaya çalıştım bu arada.

O halde başlayalım okumaya:

İki aydır soruyorlardı “neden?” diye. Anlatmaktan yoruldum. Tâ ki, dedikodu üretilmeye başlanınca “tamam” dedim. Netice de altı yıl emek vermişiz.

Fakat şu da var; Âkif’e saygımızdan dolayı susmayı tercih etmiştik ve bir de hukuki zemin üzerinden hareket ediyorduk. Ayrılığa giden süreç her şeyi sorgulamaya başlayınca başladı.

Adeta cihad neferi gibi duran şahsiyet önce başka iş bakmamı söyledi, sonra da ayrıldığımı etrafa duyurmaya başladı. Sosyal medyadan bile bunu yaptı, bilenler bilir. Kayıtlıdır, bütün haklarımı vereceğine dair söz bile verdi. Tahmin edeceğiniz gibi elimize geçen bir şey olmadı. Şaka gibi, neticede “devamsızlık”tan çıkışım yapıldı.

Ardından her zaman yaptığı gibi, ki bu tavrını ben devamlı sorguluyordum, dedikodu yapmaya, asılsız ciddi ithamlarda bulunmaya başladı. Yine de sustum sabır ettim ama bir yere kadar… Helalleşme adına çok girişimlerde bulundum ama nafile…

Hatta yaptığı yanlışları düzeltmesini yoksa bunun hiç iyi olmayacağını yazdığımda bana aynen şu cevabı verdi; “Tipik Adana gazetecileri gibi beni tehdit mi ediyorsun?”

Benim nasıl biri olduğumu herkes bilir. Fakat Adanalı meslektaşlarım adına üzüldüm. Yanıt veremedim zira beni engelledi. En iyi yaptığı iş zaten bu; engellemek!

Şimdi ortalığa, adını bir türlü telaffuz edemediğim bir derneğin başkanı olan, Ömer Faruk isimli gencin üzerinden dedikodular yaymaktadır. Hukuki süreç başladığından fazla detaya giremeyeceğim şimdilik.

Sebilürreşad’ın adının lekelenmemesi adına birilerinin buna dur demesi gerekli. Çevremde bir çok insan Âkif ve Sebilürreşad’ın hatırına susmamı istemişti. Yahu iyi de buradaki Malumatçı Tâhir rahat durmuyor ki!

Ha bir de şu var, şimdi biz buna göz yummazsak, bizi hiçbir mecrada yazdırmayacakmış!

Oldu gözüm!

YORUMLAR:

“Senin yanındayız.”

“Şunu açık açık yaz. ……………’ı kastettiğini. Sana çok söyledik söz dinlemedin.”

“Arife tarif gerekmez.”

“Beynini kullanan insanlar pek sevilmiyor abi. Siz, hadiseleri muhakeme edince kötü oldunuz. O ve onun gibiler koyun gibi adam isterler. “İsabet buyurdunuz, haklısınız, pek doğru dediniz.” gibisinden lafları duymak isterler. Bu zavallılar bilmez ki hak ve hakikat inhisar altına alınamaz. Rızkı verenin Yüce Allah olduğunu da unutan bu sefil güruha acıyoruz. Zikrettiğiniz adam ve onun gibi sözde İslamcı hakikatte eyyamcı olan zalimler kamalistlere rahmet okuttular. Kamalist zalimler insanların ekmeğiyle bu kadar oynamamışlardı. Cenab-ı Allah Aziz ve muallâ vatanımızı, muhterem ve müşfik milletimizi böylelerinden muhâfaza buyursun.”

“Normal MEHMET kardeşim ne bekliyordun”

“Mehmet demek ki sana ihtiyaçları kalmamış ya da senin başarılarından dolayı hazımsızlık oluşmuş. Bence ikinci şık daha önemli. Tabii ki adamlar yollarını ayırırlar. Sebilürreşad denildiği zaman Mehmet ismi ön plana çıkıyor. Kendi isimleri geri planda kaldı. Unutuldu. Ben olsam bende seni kovardım kardeşim bu kadar isim yapma. Adamın ismi esamesi silindi.”

Mehmet Poyraz kardeşim hakkında hayırlısı olsun. Bahse konu cihad neferi şahsın cemayil evvelini biliriz, sade biz mi, çokları bilir de işlerine öyle gelir….”

“Geçmiş olsun. Her şey de bir hayır vardır. Vatandaşa 4 yıl önce yazmış olduğum 30 küsur hat tablonun hesabı mahşere kaldı ve dahi hakkım helal değildir. Tabloları geride vermiyor üstelik!”

Xxx

Söz konusu mekandaki kriptonun fetö mağdurlarından ve fetoşçulardan para söğüşlediği fark edilince iftirası hazır! Neymiş efendim bunu sorgulayanın, “Fetö firarisiyle bağlantısı varmış.”

Hey Allah‘dan korkmaz, dinsiz imansız takiyeci, din istismarcısı ne diyelim sana? Bir de çıkıp dinden imandan bahsetmez misin?

Kaç kişinin kul hakkına girdin?

YORUMLAR:

Mehmet millet kimin ne olduğunu biliyor senin de bildiğini biliyoruz. Sen sakin ol kardeşim rahat ol.”

Adanalı gazetecilere laf eden bu zaat-ı muhtereme biz kibar davranalım… Lafımızın en kibarı ile hitap edelim. Ulen Gavatoğlu gavat sana gavatlık yeter breee…”

“Bu isim tanıdık. ………. Şu meşhur belediye olayında mimlenen arkadaş. FETÖ‘den kapatılan gazetenin Oktay Rıfat‘ı.”

“O zaman gereken yapılmalı.”

“Böylelerine Allah’ın ve tüm lanet edicilerin laneti üzerine olsun. Amin”

MEHMET POYRAZ

mehmetpoyraz01@gmail.com